You are currently browsing the archives for the Engelle savaş category.

5 Aralık 2007

Sakat dediler dünyama girmeye çekindiler…

http://www.youtube.com/watch?v=xIBcb2IVJ1E

Hep karanlıktı dünyam…

Renkleri göremedim siyahtan başka…

Kör dediler dünyama girmeye çekindiler…

Kuşların cıvıltısı yabancıydı bana…

Dudaklar kımıldıyor,sesler gelmiyordu kulağıma…

Sağır dediler dünyama girmeye çekindiler…

Ulaşamadığım,özlediğim hayalimdi,koşmak,oynamak ve yine koşmak…

Şöyle bir vurdum mu topa,gool diye zıplamak…

Oysa ki! bir gerçek vardı bir sandalye ve koltuk değnekleri…

Topal dediler,sakat dediler dünyama girmeye çekindiler…

Bazen o kadar uzaktım ki sizden,anlamaya çalışıyor ama bir türlü anlıyamıyordum anlattıklarınızı…

Belki kızıyordunuz bana ama anlamadığım için bakıyordum boş bakışlarla…

Geri zekalı dediler dünyama girmeye çekindiler…

Bilmediğiniz bişey vardı oysa…

Benim dünyam sevgiydi,kucaklardı herkesi…

Çekinmeyin dünyamdan,size uzatılan elleri tutun,gelin girin dünyama…

Elele verelim umutla bakalım yarınlara ve benim dünyama…

Yüreklerinizin engelli olmaması dileklerimle….

25 Kasım 2007

şiir

*yola çıkınca her sabah,

bulutlara selam ver,

taşlara,kuşlara,

atlara,otlara,

insanlara selam ver,

ne görürsen selam ver,

sonra çıkarıp cebinden aynanı,

bir selamda kendine ver,

hatırın kalmasın el gün yanında,

bu dünyada sende varsın!

üleştir dostluğunu varlığa,

bir kısmı senide sarsın…

25 Kasım 2007

dakikalar değil saniyeler bile değerli(sevgiden)

1 saniyenin değerini…..

otobüs kaçıran birisine sorun….

bir dakikanın değerini…..

iki sevgiliye sorun ……

saatlerin değerini….

arabası bozulan birşöfüre sorun …..

16 yıllın değerini bana sorun…

bütün zorlukların göğüs geldim….

bir dakkida hayatın nekadar değerli olduğunu…..

bu hayatın bize bir kes sunulcağını anlayın artık….

bir dakikada insan hayatta veda edebilir….

 bir dakikada insan ölümcül bir hastalığa yakalanabilir…..

bunda çıkardığım öğüt hayat bizi birsaniyede ….

öldürebilir…..hayatın hatta saniyelerin bizim için

çok önemli….

25 Kasım 2007

hayat dersi(sevgiden)

bu bana bir ders olun ….

kimseyi küçük görmicem…

hastalıkla dalga geçmicem….

çünkü benim başıma gelmiceği ne belliii

bu bana bir ders olsun …

hayatın ne getireceği belli olmaz…

herşeyin bir bedelli var….

hayat bana  ……………

bu hayatın bir bedelli …

o bedellide birgün bizden çıkarır…

kendinize hiç güvenmeyin yarın ne ……….

olcağımız belli değil…..

 hayat bana bir ders ….

 hastalık sa bir sınav…..

 

25 Kasım 2007

ben:))))(ARKADAŞIMIZ SEVGİDEN)

ben savaşın ortasın da kaldım……

ben benliğimi kazandım……

ben hayata bidaha gelmiceğimi anladım……

ben savaşçı bir kızım …..

ben ben olduğum için kendimi seviyorum…

ben kendimi üstün görmüyorum tamtersi küçük görüyorum..

çünkü küçükler büyür….büyükler küçülür…..

bundan ötesi varmı? ya ben benim işte …..

benden bidaha bu dünyaya gelmicek …..

25 Kasım 2007

hayat

bu benim kaderim hayatta buda var kim başına geleceği belli olmaz ama ben bunu bir sınav olduğuna inanıyorum ve bu sınavı pekiyle geçiçem allahım izniyle :) ))))))))

23 Kasım 2007

Sessiz çığlıklar…

Hiç boşlukta kaldığınız oldu mu?
Duvarlar üstünüze üstünüze geldi mi? Hiç…
Yüreğiniz çığlıklar atarken sustuğunuz oldu mu? Hiç…
Haksız olduğunuzu bile bile cazgırlıkla elde ettiğiniz fakat hak etmediğinizi bildiğiniz manevi de olsa bir yük taşıdınız mı? Hiç…
Duyguların karışğı, sevmek, nefret etmek, ağlamak, gülmek, yenmek, yenilmek… gibi birbirine zıt bu duyguların sizin için aynı anlam taşıdığı zamanınız oldu mu? Hiç…
Başınızı omzuna dayayıp ağlayabileceğiniz konuşmasanız da sizi anlaya bilecek kadar size yakın birini bulamamış olmanın ezikliğiyle yaşadığınız oldu mu? Ya da kimseye güvenemediğiniz oldu mu? Hiç…
Tutunacak bir dal arayıp her kapının yüzünüze kapandığı oldu mu? Hiç…
En yakınınızdakilerin bile sizi hiç anlamadığını düşünüp kahrolduğunuz oldu mu?
Ya da sinirinizi başkalarından çıkarıp hatanızı anladığınız ama iş işten geçtiği zamanınız oldu mu? Hiç…
Ben bunları çok yaşadım, halada yaşıyorum emin olun buna…
Zamanı geldi intihara da kalkıştım…Ama şimdi bunun ne kadar yanlış olduğunu anladım!!!
Şimdi ne mi yapıyorum, hiç bir zorluğa boyun eğmemeye çalışıyorum, gerektiğini düşündüğümde psikologdan yardım almaya çekinmiyorum hani maalesef ülkemizdeki psikolog=deli doktoru düşüncesini aştım kusura bakmasınlar ama bunu böyle kabullenenler bence gerçek deli… Grip olduğumuzda doktora gitmek kadar doğal kendinizi psikolojik olarak yorgun hissettiğinizde psikologa gidip terapi görmek veya gerek varsa ilaç kullanmak…
Geçen gün psikologa gittik ilacımı ikiye çıkardı, konuştum biraz rahatladım çok iyi geldi ilaç mutluluk veriyor, sinirlenmemi engelliyor, her şeyi aşırı kafama takar kurar dururdum iki üç gündür rahatım, yavaş yavaş uykum düzene giriyor… Daha ne olsun?
Hayat bana şunu öğretti…
KİM NE DERSE DESİN BEN BİLDİĞİMİ YAPIYORUM, YERİ GELİYOR DELİ OLUYORUM, YERİ GELİYOR AKILLI OLUYORUM, ŞU KISITLI YAŞAMIMDA ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPIYORUM, YERİ GELİYOR KENDİMLE DALGA GEÇİYORUM, YANLIŞIMLA DOĞRUMLA BEN BENİM İŞTE VAR MI ÖTESİ… J

17 Kasım 2007

Engellilerle ilgili harika bir film…(5 dakikanızı ayırıp izlemeniz dileğiyle…)

http://www.youtube.com/watch?v=GMgQKkR0XU4

izlerken kendinizi engelli varsayın…(Tabi Allah korusun ama anlamanın tek yolu bu….)

             SAYGI VE SEVGİLERİMLE…

9 Kasım 2007

Engellilere sahip çıkın…

Denizli’nin beyaz cennet Karahayıt Beldesi’nde 3 yıldır belediyede çalışan görme engelli Mehmet Çelik, engellilere sahip çıkılmasını istedi.

Karahayıt Belediye Başkanı İbrahim Vural ise 34 yaşındaki Çelik’in çok başarılı olduğunu söyledi, “Görevini çok iyi yapıyor. Çok da çalışkan. Bütün personelimiz kendisinden memnun. Hafızasında 1000’in üzerinde telefon numarası var. Kendisini görme engelli olarak görmüyorum” dedi. Mehmet Çelik sorularımıza şu yanıtları verdi.

Göremiyor olmanız size engel mi?

- Ben 18 yaşımdan bu yana engelliyim. Gözlerimin sulanmasıyla başladı. Önceleri göz nezlesi sandım, ama akıntı devam edince doktora gittim. Öncelikle ilaç tedavisi önerdiler. Ancak hastalığım devam etti. Bunun üzerine iki kez ameliyat oldum ve ameliyatlar sonrası göremez hale geldim. Başlangıçta çok bocaladım. Görürken görmemezlik bende psikolojik bir sıkıntı yarattı. Hayallerim vardı. Gençtim, evlenecektim. Askere gidecektim. Ama hayallerim bir anda yıkıldı. Hatta görme engelli olduğumu askerlik şubesine bildiremedim bile. Bu nedenle de bir anda asker kaçağı oldum. Ama sağlık sorunum olduğu ortaya çıkınca sorun ortadan kalktı. Pamukkale, Karahayıt, Denizli, İzmir, İstanbul bile hayallerimde kaldı. Hatta zaman zaman bu illeri ve kendimi rüyamda görmeye bile başladım. Yeniden ameliyat olacak maddi gücüm yoktu. Gözlerim açılır mı bilmiyorum. Ama artık alıştım. Görememek başka işleri yapmama engel değil. Bence bütün engelliler ayrımsız çalışmalı. Karahayıt Belediye Başkanı İbrahim Vural bana yardımcı oldu ve belediyede görev verdi. Üzerime hiç titremedi, diğer personelden ayırmadı. Ben de zaten böyle bir davranışı içime sindiremezdim.

18 yaşında engelli oldu

1973 yılında Denizli’de doğan Mehmet Çelik, 18 yaşında iki kez geçirdiği ameliyat sonucu görme engelli oldu. Üç yıl önce iş başvurusu üzerine Karahayıt Belediyesi’nde santral görevlisi olarak çalışmaya başladı. İlkokul mezunu olan Çelik, yılbaşında dünya evine girmeye hazırlanıyor.

EVLİLİK GÖRÜNDÜ

Bundan sonraki hedefleriniz?

- Nişanlıyım, yakında evleneceğim. Nişanlım son derece sağlıklı, hiçbir engeli yok. Kendisini ses tonuyla tanıdım ve sevdim. O beni görüyor, beğenmiş ki, evlenmeyi kabul etti. Tesadüfen tanışma oldu. Ailelerimiz de anlaştı. Yılbaşında evleneceğiz. Bir kızım, bir de oğlum olsun. Hatta eşimi çalıştırmak bile istemiyorum. Evine çocuklarına sahip çıksın başka bir şey istemem.

BU SUÇ BİZİM DEĞİL

Belediyede göreviniz ne?

- Şu anda santralde görevliyim. Belediye personeli ile aram çok iyi. Yaklaşık 800 telefon numarası hafızamda bulunuyor. Bütün numaraları ezbere biliyorum. Başkanımız İbrahim Vural ve diğer görevliler benden çok memnun. Sabah işime geliyorum, bütün katları dolaşıyorum. Santraldeki görevimi de aksatmıyorum. İnanıyorum ki, bütün engelliler sınırlı da olsa her işi yapabilir. Sadece engelli olduklarını unutsunlar. Ezilmiş gibi davranmasınlar. Ben bu yaşama alıştım. Elbette ilk günlerde zorluk çektim. Belki doğuştan görme engelli olsaydım bu psikolojik sıkıntılara düşmezdim. 18 yaşında görme engelli olmanın sıkıntısını çok yaşadım. Çünkü benim de hayallerim, yapacağım işler ve sevdam vardı. Ama bu sorun beni hayata küstürmedi. Biliyorum ki, benim de bir ailem var. Ve onlara destek vermek zorunda idim. Bu nedenle de çalışıyorum. Engelli olmak bir kabahat değil. Bu da bir yaşam tarzı ve biçimi…

                                                                                               Alıntıdır..

Bende 19 yaşında engelli bir bireyim.Yaklaşık iki yıldır tekerlekli sandalyeye bağımlıyım.Biz engellilerin en büyük sorunlarından biri işsizlik.Bize uygun birsürü iş var ama malesef iş verenlerin çoğu bir engelliyi çalıştırmak yerine sağlıklı birini çalıştırmayı yeğliyor…

Ama çoğu şu gerçeği gözardı ediyor,engelliler hangi alanda eksikse bu eksikliği hissettirmemek adına sağlıklı olan tarafa,sağlıklı birine kıyasla daha fazla yükveriyor,tıpkı örneğimizdeki Mehmet ÇELİK gibi numaraları göremiyor belki ama o eksikliği gidermek adına beynini kullanarak 800 numarayı ezberlemiş… 

Geçen yaz gittiğimiz Ayvalık’ta düzenlenen engelliler kampındada çok şaşırtan bir olayla karşılaştım…Hiç tahmin etmezdim…Orta yaşlı görme engelli bir çift 2 yaşında dünyalar tatlısıda bir çocukları var…Ama görmeniz lazımdı o çift çocuklarına sağlıklı anne babadan çok daha güzel,özenli bakıyordu…Görenler imrendi o derece..

DOLAYISIYLA UMMASIĞINIZ TAŞ BAŞ YARAR SÖZÜNÜN NE KADAR DOĞRU OLDUĞUNU GÖRMÜŞ OLDUK…

HOŞÇAKALIN… :)

HEPİNİZE İYİ TATİLLER…

24 Eylül 2007

“ENGELLİYİM” bundan gurur duyuyorum…

Selamlar nasılsınız bugün?Benim için gene sıradan sıkıcı bir gün ama naparsın başka çözümün mü var.Bunun sorumlusu kim benim engelli olmam mı,yoksa bana ve benim gibi engellilere yaşama hakkı vermeyen insanlar mı siz karar verin.Bazen o kadar şükrediyorum ki engelli olduğum için,neden mi?İyiki engelliyim çünkü engelli olarak yaşamak sağlıklıyım diye geçinip bizi hor gören yada bize yaşama katılmamız için olanak tanımayan ben diyim kör siz diyin vicdansız insancıklardan biri değilim.Öyle olmaktansa “ENGELLİYİM” ve bundan gurur duyuyorum.

Bunu niye mi söylüyorum belki bir körün gözünü açabilirim diye,pek sanmıyorum ama engelli olmanın tadını almış bir insana bile zaman unutturabiliyo yaşadığı zorlukları.Günün birinde en yıkıcı darbeyi o indirebiliyor size.

Neyse iftar yaklaşıyor hadi hepinize afiyet olsun byssssssssssssss… :)

· Next »