You are currently browsing the archives for the Pelince category.

18 Aralık 2007

İyi bayramlar…

Merabalar değerli dostlarım.Önümüzdeki onbeş gün uğrayamıyabilirim yurtdışından dayımlar geliyor hani geçen mailini sizlerle paylaştığım dayım ananeme gitçez.Oyüzden kesin bişey diyemiyorum.O yüzden şimdiden hepinizin mübarek kurban bayramını kutlar büyüklerimin ellerinden küçüklerimin gözlerinden öperim.

Görüşmek üzere kendinize iyi bakın….

10 Aralık 2007

Hayatımdaki en önemli mektubum…

Selamlar canım abilerim,ablalarım,kardeşlerim hepinizin yeri ayrı bende…

Ben yazmayalı baya oldu en son yazdığımda psikologdan bahsemiştim sizlere inşallah yanlış anımsamıyorumdur…Neyse bir ay evde oturdum acayip bir şey insan yüzü görmemek temiz hava almamak..vs Açıkçası insan bir afallıyor neyse ki bu konuda çoğuna göre güçlüyüm hemen polyana maskemi taktım yüzüme…Tanıdıklarım bana kızacak tahmin ediyorum ama ne yapıyım işte benim yerime koyun kendinizi lütfen o şekilde düşünün bir de…Geçen çok sevdiğim dayımdan bir mail aldım.Hatta paylaşayım sizlerlede…

CANIM YIGENIM ,
 
COK GUZEL YAPMISSIN , DUYGULARINI KALEME ALMIS VE EN ONEMLISI BU DUYGULARINI SEVDIKLERIN ILE PAYLASMISSIN… BU BENCE COK GUZEL BIR
GELISME , UMARIM DEVAMINI DA YAPARSIN. HER SEYDEN COK CABUK BIKIP USANIVERIR HALINI GORMEK ACIKCASI BENI UZUYOR. SENI SEVEN VE SENDEN
COK DAHA FAZLA BEKLENTSI OLAN INSANLARIN SANA OLAN GUVENINI BOSA CIKARMAMALISIN. INAN VAR YA HAYAT O KADAR COK KISA VE ANLIK SANIYELIK
ZAMAN DILINDE YASANIYOR KI BUNU ANLAMAK ICIN UC BES DAKIKA TV YE BAKIP ANLAMAK COK KOLAY ( KAH BIR TERORISTIN HEDEFINE GIREN KOR KURSUN ,
KAH BIR OTOBUSUN UCURUMDAN YUVARLANIVERMESI , BIR SARHOSUN OTOBUS DURAGINA DALIP UC BES KISIYI BIR ANDA YOK ETMESI , KAH BIR YANGIN BIR ANDA
BIR AILEYI YOK ETMESI , KAH BIR KAH BIRLERRR BITMEK BILMIYOR ISTE)..
SENINLE SON GELDIGIMDE FALA GORUSUP KONUSAMADIK ,HEM YANIMDAKI MISAFIR NEDENI ILE HEM DE SENIN OYLE UZAK VE SOGUK DURUSUN BENI DE GERI CEKTIRDI SONUNDA , AMA SAKIN UZULME BU GERI DURUSUM DAIMI DEGIL SENIN DE ARTIK ILETISIM ICIN INSANLAR ILE ADIM ATMANIN GEREKTIGNI ALGILAMAN GEREKIR. NE COCUK NE DE ZEKA NOKSANLIGIN VAR SUKUR ALAH A , O YUZDEN SENIN DE HAYATA KARISIP ILETISIMLERINI ARTIRMAN ICIN SENIN DE CIDDI EMEK SARF ETMEN GEREKIYOR DIYE DUSUNUYORUM.. OZELLIKLE EN YAKININDAKI INSANLAR ILE CIDDI ILETISIM EKSIKLIGINI FARK ETTIM VE GERCEKTEN UZULDUM , BUNU DUZELTMEN SENIN COK BASIT ELINDE. EGER YAZDIGIN GUZEL SIIRI DE KENDIN DE BIR KEZ DAHA DIKKATLI OKUR ISEN EMINIM FARK EDECEKSIN.. UYGULAMAK VE BUNU HEM DILINLE HEM BEDENIN ILE GOSTEREBILMEN DE MUMKUN DIYE DUSUNUYORUM. CUNKU SEN DE KENDI YAPTIGIN HATALARININ FARKINDASIN. OZUR DILEMEK DE SENDEN BEKLENEN OLUMLU DAVRANISLARI DA SERGILEMEN ILK ANDA ETRAFINDAKI INSANLARI SASIRTSA DA BU DAVRANIS MODUNA GIREREK HAYATINDAKI BIRCOK ZORLUGU BASARIP ATLATABILIRSIN. BEN TV DE OYLE INSANLAR GORDUMKI GERCEKTEN NUTKUM TUTULDU , CUNKU HER TURLU BEDENSEL VE ZIHINSEL YETILERI YERINDE OLUPTA YAPILAMIYAN BIRCOK GUZELLIKLERI DIGER OZURLU INSANLAR COK DAHA BASARILI SEYLER YAPABILIYORLAR..
YAZMAYA DEVAM YAZDIKLARINI UYGULAMAYA BASLA VE HAYATA KARIS KI HAYATIN TADINI CIKARMAYA BAK.. INSALAH BAYRAMA GELEBILIRSEM BAYRAM DA BIRAZ DAHA AYRINTILI KONUSABILIR VE PAYLASIMLARIMIZI YAPABILIRIZ.AYA.
SEN VE AILEN COK DAHA FAZLA GUZELLIKLERE LAYIKSINIZ , BU GUZELLIKLERI DOYA DOYA YASAMAK VARKEN NIYE OLUMSUZLUKLAR ILE HEM KENDINI HEM DE ETRAFINDA SENI SEVEN YUZLERCE INSANI MUTSUZ EDESIN KI..
ONERILERIM ASAGIDAKI YAZDIKLARIM OLACAK SANA ;
 

  • YAZMAYA DEVAM ISTER PAYLAS ISTER PAYLASMA ,
  • YAZDIKLARINI UYGULAMAYA MUTLAKA BASLA ,
  • EN YAKININDAKILERDEN BASLAYARAK DEGISIMINI BARIZ HISSETTIR ,
  • HAYATI GUZLESTIREN EN ONEMLI SIHIRLI SEY ILETISIMI BASARABILMEKTIR , O YUZDEN DOGRU ILETISIM ICIN CABA GOSTER KENDINI DAHA IYI IFADE ETMEK ICIN OLAGANUSTU ACIK VE NET OLMALISIN ,
  • INSANLARIN YANLIS ALGILADIKLARINI DA HEMEN FEVRI DEGIL GAYET SAKIN VE SEVIYELI OLARAK DERIN NEFES ALIP AKILLI CUMLELER KURARARAK SENI COK DAHA KOLAY ANILAYABILECEKLERI SEKLIDE ACIKLAYICI OL VE KENDINI IFADE EDEBILECEK DOGRU BIR ILETISIMI KUR ,
  • HER NE OLURSA OLSUN BUGUNE KADAR OLAN SENDE GORDUGUM O GUZEL GULUCUKLERI NE YUZUNDEN NE DE KALBINDEN EKSIK ETME ,
  • HAYATIN ACILARI DA OLDUGU GIBI SEVINC VE MUTLULUKLARI DA OLDUGUNU HEP AKLINDA TUT , OLUMLU SEYLER DUSUN OLUMLU SEYLER YASAYACAKSIN,
  • KARSINDAKI INSANLARIN DA SONUCTA INSAN OLDUGUNU ZAAFLARI GEREGI YANILGILARI VE HATALARI OLABILECEGINI SEN VE SENIN GIBI HASSAS INSANLARI UZEBILECEGI NORMALLIKLER OLACAGINI HATIRLA ,
  • HEP BASKALARINDAN ANLAYIS VE ILGI YERINE SENIN DE ANLAYIS VE ILGI GOSTERMEN GEREKTIGINI ARTIK BIL ,
  • HER INSANIN SEVGIYE , ILGIYE , BIRKAC GUZEL SOZE IHTYACI OLDUGUNU BIL , BIL KI SENIN DE ETRAFINDAKI INSANLARIN DA IHTIYACI OLDUGUNU HATIRLA LUTFEN ( KARDESININ , ANNEN IN , BABA NIN , ANEANNE VE BABAANNE NIN , DED NIN , MINIK VE DIGER TEYZELERIN VE YUZLERCE SEVENIN NIN..)
  • URETICI OLMAK HAYATA VERECEGIN EN GUZEL YANIT DIYE DUSUNUYORUM , SEN DE GAYET GUZEL SEYLER URETEBILIRSIN ( ORNEGIN KOZMETIK SATIS ISINI GELISTIR , ETRAFINDAKI INSALARI BIR NEVI PIRIMLI SATISCI YAP ONLARDA KAZANSIN SEN DE KAZAN , EN AZINDAN ISINI BUYUTMEK ICIN FIKIR URET VE UYGULA , SONUC NE OLUR ISE OLSUN, BASARMAYA CALOISMAK EN BUYUK BASARIDIR BENCE).
  • KENDINI ORNEK ALACAGIN DOGRU ORNEKLER EDIN , IYI VE GUZEL ORNEKELRI KENDINE KOPYALA ,

DAHA NE DIYEYIM CANIM YIGENIM SENI SENDEN DAHA IYI GORUYOR VE ANLIYORUZ AMA ARTIK SENIN DE KENDINI ANLAYIP  HAYATA KARISMAN KONUSUNDA SEN DE ARTIK CIDDI CABALAR SARF ETMELISIN.. ASAGIDAKI SIIRIN BENI MUTLU ETTI , SANKI SENDE ARTIK BIR SEYLERI DAHA FARKILI YAPACAK GUC OLDUGUNU HISSETTIM VE BUNUN UZERINE BU SATIRCIKLARIMI YAZIYORUM.. UMARIM DUYGU VE DUSUNCULERIM BENI YANILTMIYORDUR..

 

EVGIYLE SEVENLERIN ILE DOP DOLUUU YASAMAN DILEGIMLE……
 
BYE BYEE BABY
 
SENI HER ZAMAN SEVEN VE SEVECEK BIRICIK DAYINN…

İşte bu mektup benim hayatımda aldığım beni en sevindiren mektupllardan biri oldu…Okurken tahmin edersiniz ki gözlerimden yaşlar sicim gibi boşaldı….

Herşeyin farkındayım ama uygulayacak güç yok bende kahretsin beceremiyorum…
 
 

23 Kasım 2007

Sessiz çığlıklar…

Hiç boşlukta kaldığınız oldu mu?
Duvarlar üstünüze üstünüze geldi mi? Hiç…
Yüreğiniz çığlıklar atarken sustuğunuz oldu mu? Hiç…
Haksız olduğunuzu bile bile cazgırlıkla elde ettiğiniz fakat hak etmediğinizi bildiğiniz manevi de olsa bir yük taşıdınız mı? Hiç…
Duyguların karışğı, sevmek, nefret etmek, ağlamak, gülmek, yenmek, yenilmek… gibi birbirine zıt bu duyguların sizin için aynı anlam taşıdığı zamanınız oldu mu? Hiç…
Başınızı omzuna dayayıp ağlayabileceğiniz konuşmasanız da sizi anlaya bilecek kadar size yakın birini bulamamış olmanın ezikliğiyle yaşadığınız oldu mu? Ya da kimseye güvenemediğiniz oldu mu? Hiç…
Tutunacak bir dal arayıp her kapının yüzünüze kapandığı oldu mu? Hiç…
En yakınınızdakilerin bile sizi hiç anlamadığını düşünüp kahrolduğunuz oldu mu?
Ya da sinirinizi başkalarından çıkarıp hatanızı anladığınız ama iş işten geçtiği zamanınız oldu mu? Hiç…
Ben bunları çok yaşadım, halada yaşıyorum emin olun buna…
Zamanı geldi intihara da kalkıştım…Ama şimdi bunun ne kadar yanlış olduğunu anladım!!!
Şimdi ne mi yapıyorum, hiç bir zorluğa boyun eğmemeye çalışıyorum, gerektiğini düşündüğümde psikologdan yardım almaya çekinmiyorum hani maalesef ülkemizdeki psikolog=deli doktoru düşüncesini aştım kusura bakmasınlar ama bunu böyle kabullenenler bence gerçek deli… Grip olduğumuzda doktora gitmek kadar doğal kendinizi psikolojik olarak yorgun hissettiğinizde psikologa gidip terapi görmek veya gerek varsa ilaç kullanmak…
Geçen gün psikologa gittik ilacımı ikiye çıkardı, konuştum biraz rahatladım çok iyi geldi ilaç mutluluk veriyor, sinirlenmemi engelliyor, her şeyi aşırı kafama takar kurar dururdum iki üç gündür rahatım, yavaş yavaş uykum düzene giriyor… Daha ne olsun?
Hayat bana şunu öğretti…
KİM NE DERSE DESİN BEN BİLDİĞİMİ YAPIYORUM, YERİ GELİYOR DELİ OLUYORUM, YERİ GELİYOR AKILLI OLUYORUM, ŞU KISITLI YAŞAMIMDA ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPIYORUM, YERİ GELİYOR KENDİMLE DALGA GEÇİYORUM, YANLIŞIMLA DOĞRUMLA BEN BENİM İŞTE VAR MI ÖTESİ… J

9 Kasım 2007

Engellilere sahip çıkın…

Denizli’nin beyaz cennet Karahayıt Beldesi’nde 3 yıldır belediyede çalışan görme engelli Mehmet Çelik, engellilere sahip çıkılmasını istedi.

Karahayıt Belediye Başkanı İbrahim Vural ise 34 yaşındaki Çelik’in çok başarılı olduğunu söyledi, “Görevini çok iyi yapıyor. Çok da çalışkan. Bütün personelimiz kendisinden memnun. Hafızasında 1000’in üzerinde telefon numarası var. Kendisini görme engelli olarak görmüyorum” dedi. Mehmet Çelik sorularımıza şu yanıtları verdi.

Göremiyor olmanız size engel mi?

- Ben 18 yaşımdan bu yana engelliyim. Gözlerimin sulanmasıyla başladı. Önceleri göz nezlesi sandım, ama akıntı devam edince doktora gittim. Öncelikle ilaç tedavisi önerdiler. Ancak hastalığım devam etti. Bunun üzerine iki kez ameliyat oldum ve ameliyatlar sonrası göremez hale geldim. Başlangıçta çok bocaladım. Görürken görmemezlik bende psikolojik bir sıkıntı yarattı. Hayallerim vardı. Gençtim, evlenecektim. Askere gidecektim. Ama hayallerim bir anda yıkıldı. Hatta görme engelli olduğumu askerlik şubesine bildiremedim bile. Bu nedenle de bir anda asker kaçağı oldum. Ama sağlık sorunum olduğu ortaya çıkınca sorun ortadan kalktı. Pamukkale, Karahayıt, Denizli, İzmir, İstanbul bile hayallerimde kaldı. Hatta zaman zaman bu illeri ve kendimi rüyamda görmeye bile başladım. Yeniden ameliyat olacak maddi gücüm yoktu. Gözlerim açılır mı bilmiyorum. Ama artık alıştım. Görememek başka işleri yapmama engel değil. Bence bütün engelliler ayrımsız çalışmalı. Karahayıt Belediye Başkanı İbrahim Vural bana yardımcı oldu ve belediyede görev verdi. Üzerime hiç titremedi, diğer personelden ayırmadı. Ben de zaten böyle bir davranışı içime sindiremezdim.

18 yaşında engelli oldu

1973 yılında Denizli’de doğan Mehmet Çelik, 18 yaşında iki kez geçirdiği ameliyat sonucu görme engelli oldu. Üç yıl önce iş başvurusu üzerine Karahayıt Belediyesi’nde santral görevlisi olarak çalışmaya başladı. İlkokul mezunu olan Çelik, yılbaşında dünya evine girmeye hazırlanıyor.

EVLİLİK GÖRÜNDÜ

Bundan sonraki hedefleriniz?

- Nişanlıyım, yakında evleneceğim. Nişanlım son derece sağlıklı, hiçbir engeli yok. Kendisini ses tonuyla tanıdım ve sevdim. O beni görüyor, beğenmiş ki, evlenmeyi kabul etti. Tesadüfen tanışma oldu. Ailelerimiz de anlaştı. Yılbaşında evleneceğiz. Bir kızım, bir de oğlum olsun. Hatta eşimi çalıştırmak bile istemiyorum. Evine çocuklarına sahip çıksın başka bir şey istemem.

BU SUÇ BİZİM DEĞİL

Belediyede göreviniz ne?

- Şu anda santralde görevliyim. Belediye personeli ile aram çok iyi. Yaklaşık 800 telefon numarası hafızamda bulunuyor. Bütün numaraları ezbere biliyorum. Başkanımız İbrahim Vural ve diğer görevliler benden çok memnun. Sabah işime geliyorum, bütün katları dolaşıyorum. Santraldeki görevimi de aksatmıyorum. İnanıyorum ki, bütün engelliler sınırlı da olsa her işi yapabilir. Sadece engelli olduklarını unutsunlar. Ezilmiş gibi davranmasınlar. Ben bu yaşama alıştım. Elbette ilk günlerde zorluk çektim. Belki doğuştan görme engelli olsaydım bu psikolojik sıkıntılara düşmezdim. 18 yaşında görme engelli olmanın sıkıntısını çok yaşadım. Çünkü benim de hayallerim, yapacağım işler ve sevdam vardı. Ama bu sorun beni hayata küstürmedi. Biliyorum ki, benim de bir ailem var. Ve onlara destek vermek zorunda idim. Bu nedenle de çalışıyorum. Engelli olmak bir kabahat değil. Bu da bir yaşam tarzı ve biçimi…

                                                                                               Alıntıdır..

Bende 19 yaşında engelli bir bireyim.Yaklaşık iki yıldır tekerlekli sandalyeye bağımlıyım.Biz engellilerin en büyük sorunlarından biri işsizlik.Bize uygun birsürü iş var ama malesef iş verenlerin çoğu bir engelliyi çalıştırmak yerine sağlıklı birini çalıştırmayı yeğliyor…

Ama çoğu şu gerçeği gözardı ediyor,engelliler hangi alanda eksikse bu eksikliği hissettirmemek adına sağlıklı olan tarafa,sağlıklı birine kıyasla daha fazla yükveriyor,tıpkı örneğimizdeki Mehmet ÇELİK gibi numaraları göremiyor belki ama o eksikliği gidermek adına beynini kullanarak 800 numarayı ezberlemiş… 

Geçen yaz gittiğimiz Ayvalık’ta düzenlenen engelliler kampındada çok şaşırtan bir olayla karşılaştım…Hiç tahmin etmezdim…Orta yaşlı görme engelli bir çift 2 yaşında dünyalar tatlısıda bir çocukları var…Ama görmeniz lazımdı o çift çocuklarına sağlıklı anne babadan çok daha güzel,özenli bakıyordu…Görenler imrendi o derece..

DOLAYISIYLA UMMASIĞINIZ TAŞ BAŞ YARAR SÖZÜNÜN NE KADAR DOĞRU OLDUĞUNU GÖRMÜŞ OLDUK…

HOŞÇAKALIN… :)

HEPİNİZE İYİ TATİLLER…

8 Kasım 2007

12 yaşında nişanlandılar…!

GAZİANTEP’te, aslen Şanlıurfalı olan, davulculuk yaparak geçinen iki ailenin, her ikisi de 12 yaşında olan çocuklarını nişanladı. Aile fertleri, ilköğretim öğrencisi damat ve gelin adayı çocuklarının nişan töreninde halay çekip eğlenirken; uzmanlar bu yaştaki çocukların nişanlandırılarak ergenlik çağını yaşamadan yetişkin rolü verildiğini, bu durumun onlarda travmaya yol açabileceğini bildirdi.

Mithatpaşa Mahallesi’nde oturan D. ailesinin kızları 12 yaşındaki F.D. ile yaşıtı olan Ç. ailesinin oğulları H.H.Ç., kızın evinin bulunduğu sokakta yapılan törenle nişanlandırıldı. Nezihe-Osman Atay İlköğretim Okulu 6’ncı sınıf öğrencisi F.D., aynı okulda devamsızlık ve zayıf dersleri nedeniyle bazı sınıfları üst üste okuduğu için 4’ncü sınıfta öğrenimini sürdüren H.H.Ç.’nin ailesi ve akrabaları, nişan töreninde neşeli tavırlar sergiledi. Halayların çekildiği, silahların atıldığı nişan töreninde küçük gelin rahat tavırlar sergilerken, küçük damat ise utangaç tavırlar içinde müstakbel eşine oyunlarda eşlik etti. Yakınlarının gelinle zorla el ele tutuşturduğu H.H.Ç., konuşup, ikna edildikten sonra halaya katıldı. Küçük damat ile gelin birlikte halay çekerken davetliler havaya para saçtı.

ÇOCUKLUK İŞTE

Küçük damadın gelinle birlikte halay çektiği sırada nişana katılanlar havaya para saçtı. Bunun üzerine H.H.Ç., damat olduğunu unutup, halayı bırakarak paralardan kapmak için arkadaşlarıyla kıyasıya mücadeleye girince, davetliler arasında gülüşmelere yol açtı. Saçılan paralardan almak isteyen çocuklardan bazıları da ezilme tehlikesi geçirdi.

NİŞAN DEĞİL SÖZ KESME GİBİ

Oğlunun evliliğe ilk adım atışını pompalı tüfekle havaya ateş ederek kutlayan müzisyen baba Hasan Ç., “Küçüklükten beri F.D.’yi oğluma alacağımızı söylerdik. Bugüne kadar 5-10 kişi istemeye gelmiş. Kızın isteyeni çok olunca biz de niyetimizi belli etmek için böyle bir kutlama yaptık. Bu kutlama aslında nişan değil, söz kesme gibi bir şey. Düğünlerini 17-18 yaşından sonra yapmayı düşünüyoruz” dedi.

Gazeteciler sorular sormak isteyince de utanıp, başlarını öne eğen küçük damatla gelin, yaşları, okulları, sınıfları da dahil olmak üzere sorulan soruları güçlükle yanıtladı. “Evlilik ne zaman?” sorusunu, ise onların yerine büyükleri, “7-8 yıl sonra” diye yanıtladı.

Küçük gelinle damadın okuduğu okulun müdürü Mehmet Yurthan, okullarından iki öğrencinin nişanlandığı yolunda bilgi sahibi olmadığını belirterek, “Böyle bir olaydan benim haberim yok. Konuyla ilgili araştırma yapacağım” dedi.

RUHSAL AÇIDAN SAKINCALI

Çocuklara fiziki gelişimleri bir yana, hala zihinsel gelişimleri oluşmadan ‘evlilik, nişan’ gibi büyük bir sorumluluk verilmesinin yanlış olduğunu belirten psikolog Sibel Elbeyli ise, 12 yaşındaki çocukların nişanıyla ilgili şunları söyledi:

“Yetişkinlerin bile altından kalkamadığı evliliklere, bu yaştaki çocukların hazırlanması onları büyük sorumluluk altına sokar. Ergenlik dönemine henüz girme aşamasında olan bu çocukların fiziki ve ruhsal gelişimleri yeni başlıyor. Soyut fikirleri bile yeni kavrıyorlar. Her bireyin gelişim dönemi çok farklılık gösterir. 12 yaşındaki çocuk evlilik kavramını, sorumlulukları ve gelecekle ilgili yapılması gereken planları kavrayabilecek durumda değildir. Ergenliklerini yaşamadan yetişkin rolünün üstlenilmesi çocuklarda ilerleyen dönemlerde ciddi bir travmaya yol açabilir. Bu her iki çocuk açısından da hiç sağlıklı bir durum değil.”
                                                                                     ALINTIDIR…

Ben okuduklarıma inanamıyorum :(

YA BU NASIL BİR DÜŞÜNCEDİR,NASIL BU KADAR CAHİLLİK YAPABİLİYORLAR HALA ÇÖZEBİLMİŞ DEĞİLİM…

ANLAYABİLEN BİRİ BİZEDE ANLATIRSA ÇOK SEVİNİCEM VALLAHİ…

NE DURUMA GELDİK NEREYE GİDİYORUZ DÜŞÜNEMİYORUM BEN YAA…

DAHA İKİSİDE KÜÇÜCÜK ÇOCUK ONLARIN YAAA :(

ONLAR EVLENİCEKLERDE NE OLCAK…NE YAPABİLECEKLER AİLELERİ BANA GÖRE ONLARDAN DAHA ÇOCUK… YAPTIKLARI REZALET DÜŞÜNÜLÜRSE…

KARDEŞİM ON ÜÇ YAŞINDA HALA OYUNCAK OYNUYOR,ÇİZGİ FİLM İZLİYOR…

BEN DAHA FAZLA KONUŞURSAM KÖTÜ OLACAK…

YORUMU SİZE BIRAKIYORUM….

HOŞÇAKALIN :)

5 Kasım 2007

Allah niçin kullarını bir yaratmadı?Kimini kör,kimini topal yarattı?

1- Allah mülk sahibidir. Mülkünde istediği gibi tasarruf eder. Kimse Ona karışamaz ve Onun îcâdına müdâhale edemez. Senin vücudunun zerrelerini yaratan, tüm sistemini düzenleyip insanî kimlik bahşeden Allahtır (c.c). Sen bunları sana lûtfeden Allaha daha evvel bir şey vermemişsin ki, Onun karşısında bir hak iddia edebilesin..  

Eğer sen, sana verilenler karşılığında Allaha bir şey vermiş olsaydın, “Bir göz değil iki göz ver, bir el değil iki el ver!” gibi iddialarda bulunmaya; “Niye iki tane değil de bir ayak verdin?” diye itiraz etmeye belki hakkın olurdu. Halbuki sen Allaha (c.c) bir şey vermemişsin ki -Hâşâ- O’ na adaletsizlik iddiasında bulunasın. Haksızlık, ödenmeyen bir haktan gelir. Senin O’ na karşı ne hakkın var ki yerine getirilmedi de sana karşı haksızlık edildi!..

Allah-u Teâlâ hazretleri seni yokluktan çıkarıp var etmiş: hem de insan olarak… Dikkat etsen; senin altında birçok mahlûkat var ki, pekâlâ onlara bakıp ne kadar fazla nimetlere mazhar olduğunu düşünebilirsin.

2- Cenâb-ı Allah, bazen insanın ayağını alır; onun karşılığında ahirette pek çok şey verir. Ayağını almakla o kimseye aciz bir mahluk olduğunu, zayıflığını, ve ihtiyacının ne kadar fazla olduğunu hissettirir. Kalbini kendisine çevirtip, o insanın duygularını geliştirirse, çok az bir şey almakla, pek çok şeyler vermiş olur. Demek ki görünüşte olmasa bile, hakikatte bu ona, Allahın lûtfunun ifâdesidir. Tıpkı şehit edip cenneti vermesi gibi… Bir insan, savaş esnasında şehit olur. Bu şeh,t olmakla haşirde kurulacak büyük mahkemede ve Allahın huzurunda, sıddîklerın, sâlihlerin gıpta edeceği bir makama yükselir. Onu gören başkaları “Keşke Allah bize de harp meydanında şehâdet nasip etseydi” derler. Bundan dolayı, böyle bir insan parça parça da olsa çok şey kaybetmiş sayılmaz. Belki aldığı şey ona nispeten çok daha büyüktür.

Çok nâdir olarak, bazı kimseler, bu mevzûda küskünlük, kırgınlık, kötümserlik ve aşağılık duygusu ile sapsalar bile, pek çok kimselerde bu gibi eksiklikler, daha fazla, Allaha yönelmeye vesile olmuştur. Bu itibarla zararlı böcekler gibi bir kısım kimselerin, bu meseledeki kayıplarının yayılmaya çalışılması yerinde bir davranış değildir. Bu konuda esas olan, ebedi hayata aday olan ruhlarında o âleme âit arzuları uyarmaktır. Bu ârızalıda, ârızaların itmesiyle Hakka yönelmesi; başkalarında da ondan ibret alarak kanatlanmaları şeklinde kendini gösteriyorsa, maksada uygun ve hikmetlidir.

Her işte hikmeti vardır, Abes fiil işlemez Allah. . ” Erzurumlu İ. Hakkı Hazretleri

                                                                                         Alıntıdır.

Ne kadar doğru öyle değil mi?Her şerde vardır bir hayır…

Ben engelliyim en güzel zamanım belki yaşıtlarımın kanı kaynıyo.Ben tekerlekli sandalyeye bağımlıyım,kendi başıma çıkıp gezmek bir yana kafa dinlemek için yanlız kaldığım en son zamanı hatırlamıyorum bile…daha buna benzer birçok şey….

Ama genede Allah’a çok şükür görüyorum,duyuyorum,konuşuyorum,aklım yerinde düşünüyorum ve en önemli şeyede sahibim annem,babam,kardeşim yanımda onlar sağolsun hiçbir yanımı eksik bırakmıyorlar….Bunları görmemi sağlayan Allah’a sonsuz şükür….

Zamanında çoğu gibi bende Allah’a isyan ettim,ağladım,haşa Allah’a kaderime karşı geldim,hatta intihara kalkıştığım gün bile oldu…Allah’a sonsuz şükürler olsun ki canımı o şekilde almadı bana doğru yolu gösterdi,bütün bu yaptıklarım için tövbe etmeme şans verdi…Allah’ım sen çok büyüksün çok bağışlayıcısın biz günahkar kullarını bağışla yarabbim.

Bu dünya imtihan dünyasıdır,her birimiz bir şekilde sınanıyoruz…YETERKİ SAHİP OLDUKLARIMIZIN DEĞERİNİ BİLELİM!!!

Bunu unutmamanız dileğiyle sağlıcakla kalın…                   Pelin GÖCEN

31 Ekim 2007

HEPİNİZİ LANETLİYORUZ!!!!!!!……

Merhabalar arkadaşlar görüşmeyeli nasılsınız?Yazacak çok şey var ama oturup yazmak için içimden heves gelmiyor.29 ekim cumhuriyet bayramınız hepimizin kutlu olsun,gerçi iki gün geçti ama olsun bu topraklarda son türk kalsada onun son damla kanı yere düşmeden bu ülke var olmaya devam edecektir…HERKES BUNU BEYNİNE KAZISIN!!!O zamana kadarda sadece 29 ekim değil hergün CUMHURİYETİMİZİN bayramıdır…

29 Ekimde gelen bir haberle hepimizin yüreklerine biraz su serpildi ama malesef doğru olmadığı yönünde gelen haberlere hepimiz çok üzüldük…O kayıp 8 asker nerdeler,KAYIP KARDEŞLERİMİZ nasıllar?

Kendimi onların akrabaları yerine koyuyorum da Allah kimseye vermesin dayanması çok zor bir acı…Ama TÜRK askerlerine güvenim sonsuz inşallah sağ salim hepsine kavuşacağız…

 BAŞTA AMERİKA VE PKK OLMAK ÜZERE TÜM ŞEREFSİZLERİ LANETLİYORUM…HEPİNİZİ ALLAH’A HAVALE EDİYORUM EN BÜYÜK CEZANIZI O VERİR EMİNİM BUNDAN…ALLAH’IN VERDİĞİ CANI ALMAK HANGİ İTİN HADDİNE………

21 Ekim 2007

Onlar hepimizin kardeşi,onur madalyalarımız,ASkerlerimiz 2.bölüm

Yine şehit haberi,yüreğimiz gene yandı,çok canım yanıyor,yüreğim kan ağlıyor.Hepsi kuzu hepsi canımız,cğerimiz kardeşlerimiz!!!Daha o gün yazmıştım devamı yarın diye…Devamı yarın demiştimde on beş şehit vereceğimizi  bilmiyordum o yazının devamı demiştim ben.!!!

Yeni bir güne merhaba derken kahvaltı sofrasında çayımızı yudumlarken giren acı haberle yıkıldık hepimiz.Biz sıcacık yataklarımızda rahatça uyurken,onlar bizim rahatımız,bayrağımızın semalarımızda özgürce dalgalanabilmesi için,vatanımız için,canlarını fedaeden(etmeye hazır) binlerce askerimiz,canımız,ciğerimiz,kardeşlerimiz…

Yeter artık daha ne zaman son bulacak,ne zaman vazgeçecekler bu düşmanlıktan…Daha ne kadar yüreğimiz kanayacak!!!Nedir bu?Nedir???Neyin savaşını yapıyoruz???

Hepimiz Adem ile Havva’dan türemedik mi?Hepimiz kardeş değil miyiz?Eeeeee öyleyse nedir hala bu çekememezlik?Niye hala silahlar konuşuyor???Neden hala güç gösterileri yapılıyor?NEDİR DERDİNİZ???Koca Dünya yetmiyor mu hepimize???Dostluk dururken bu düşmanlık???????????????

 

19 Ekim 2007

Onlar hepimizin kardeşi,onur madalyalarımız,ASkerlerimiz 1.bölüm

Merhabalar değerli arkadaşlarım nasılsınız?Ben siteme duyulan ilgi dolayısıyla çok mutluyum!İyiki varsınız canlarım benim.Hepinize sonsuz teşekkür ederim :)

Aslında yazmak isteyipte yazamadığım çok şey var ama çoğu yerde sözcüklerin içinde boğuluyorum…Çünkü yazarken sevincide hüznüde yaşıyor olmasını hiç istemediğim şeyler olunca inanın bunları yazmaya içim hiç el vermiyor ama şunun farkındayım ne kadar kaçmaya çalışsamda gerçekleri silmeye gücüm yetmiyor.

Bana bu siteyi kuran bana şu iki senede çok şey öğreten canım abim şuan adanada asker.O şehit haberlerini duyunca inanın içim yanıyor Allah   ana-babalarına ve yakınlarına sabır versin onlar bizim hepimizin onuru canımız…Korkuyorum,üşüyorum.

Babam astsubay yani asker kızıyım bu mu nedeni bilmem ama oldu bitti askerleri çok severim.Ben 19 yaşındayım,benim yaşımdaki binlerce erkek kar,buz demeden vatani görevini yapıyor.Hepsi ana kuzusu…İki gün önce anaları üzerlerine titrer birde bakmışın askerde aç kalmış,üşüyor,yorgunluktan(yorgunluk derken bizim iki saat çarşı gezmekten olan yorgunluk değil kastım onlar günlerce dağda bayırda karda kışta günlerce,haftalarca…)….Hatta televizyonda “kan uykusu” diye bir belgesel izledim askerler yorgunluktan Allaha yalvarıyorlarmış çatışma çıksında dinlenelim diye o derece düşünün… :(

Kelimeler boğazıma düğümleniyor çok  kötü oldum.4-5 sene oluyor.Babam İzmirde görevini yaparken  yanındaki er hastalanmış.Bakan yok yavrucuğa babam olayı öğreniyor tabi yüreği dayanırmı aslan babamın eve geldi  anneme çorba falan yaptırdı yemeklerden de koydu götürdü yanındaki diğer erleride sıkıca tembihlemiş ilgilenmeleri için…Yıllar geçti babam emekli oldu eskişehire geldik ama hala arar babamı…

Daha çok var birazınıda yarın yazarım allah nasip ederse bu kadar acı yeter bana bugünlük artık kusura bakmayın…İnanınki yazamıcam.Kendinize iyi bakın…

11 Ekim 2007

Bayramınız kutlu,yarınlarınız umutlu olsun…

Arkadaşlar önümüz bayram içimde buruk bir sevinç var.Onbir ayın sultanı ramazan bitti bir on bir ay daha beklicez artık.Allah hepimize nice ramazanlar göstersin.

Çoğumuz bayram için ninelerimizin dedelerimizin bayramlarını kutlamak için yola çıkacağız yarın aman dikkatli olun trafik kalabalık oluyor bayramda malumunuz.

Hepinizin bayramını kutlar büyüklerimin ellerinden küçüklerimin gözlerinden öperim…

· Next »